Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat: Eşlerin Eşit Kusuru Halinde Yargıtay Uygulaması
Boşanma davalarında tarafların en çok uyuşmazlık yaşadığı konuların başında, evlilik birliğinin sona ermesine neden olan olaylardaki “kusur dağılımı” ve buna bağlı olarak hükmedilecek maddi-manevi tazminatlar gelmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 174. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer eşe göre “daha az kusurlu” olması şarttır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, şayet taraflar boşanmaya yol açan hadiselerde eşit derecede kusurlu bulunurlarsa, taraflardan herhangi birisi lehine tazminata hükmedilmesi hukuken mümkün değildir.
Yargıtay Kararı Işığında Eşit Kusur Örneği (Yargıtay 2. HD – 2014/11762)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi önüne gelen somut bir uyuşmazlıkta, eşler arasındaki kusur dengesi ve tazminat hakları derinlemesine incelenmiştir. Davaya konu olayda yerel mahkeme, kocayı daha ağır kusurlu, kadını ise az kusurlu kabul ederek tarafların boşanmalarına hükmetmiş; bu hatalı kusur belirlemesine dayanarak kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası verilmesine karar vermiştir.
Ancak Yargıtay, yapılan yargılama ve toplanan delilleri yeniden değerlendirdiğinde şu sonuca ulaşmıştır:
- Davacı Kocanın Kusuru: Eşiyle yeterince ilgilenmeyip, zamanının büyük bir kısmını eşi yerine kendi ailesi (anne-babası vb.) ile geçirmesi, evlilik birliğindeki “ilgi ve özen” yükümlülüğünü ihlal etmiştir.
- Davalı Kadının Kusuru: Evlilik süreci içerisinde eşine yönelik “hakaret” içeren söylemlerde bulunması, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında doğrudan etkili olmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların bu karşılıklı kusurlu davranışlarını dikkate alarak; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmaya yol açan olaylarda eşlerin eşit kusurlu olduklarının kabulü gerektiğini vurgulamıştır.
Eşit Kusur Halinde Tazminat ve Karar Gerekçesi
TMK m. 174/1-2 maddeleri uyarınca boşanma tazminatına hak kazanabilmek için temel şart, karşı tarafın kusurunun kendi kusurundan daha ağır olmasıdır. Şayet mahkemece yapılan incelemede tarafların birbirlerine yönelik sergiledikleri olumsuz davranışlar ağırlık bakımından birbirini dengeliyorsa (eşit kusur), ortada tazminat ödenmesini gerektiren bir “üstünlük” kalmamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kocayı “daha ağır kusurlu” sayan kararını bu yönden hatalı bularak bozmuştur. Kararda; “Boşanma davalarında eşit kusur halinde maddi ve manevi tazminata karar verilemez (TMK md. 174/1-2)” ilkesi hatırlatılarak, taraflar eşit kusurlu olduğu halde kadın yararına tazminat hükmedilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç Olarak: Boşanma davası sürecinde; bir eşin ilgisizliği ne kadar kusurlu bir davranışsa, diğer eşin hakaret etmesi de aynı derecede kusurlu kabul edilmiştir. Bu durum “eşit kusur” sayıldığından, her iki tarafın da tazminat taleplerinin reddedilmesi yasal bir gerekliliktir.
T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2014/1497
Karar No: 2014/11762
Karar Tarihi: 28.05.2014
Özet Hüküm: “Tarafların gerçekleşen kusurlu davranışları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekmektedir. Boşanma davalarında eşit kusur halinde maddi ve manevi tazminata karar verilemez (TMK md. 174/1-2).”




